ÖNÜMÜZDEKİ 6 AY TÜRKİYE VE DÜNYA

Dinler öncesi, çok eski tarihlerde 23 Eylül tarihi önemli sayılmıştır. Astrologlar bugüne Güneş’ in Güney Yarı Küre’ ye geçişi yani Terazi Ingress olarak adlandırır.

Her mevsim geçişi hayatımızda da yeni bir döngünün habercisidir!

Dünya’ nın Güneş etrafında dönmesi ve eksen eğikliği sebebiyle ikisi gündönümü ikisi ekinoks olmak üzere 4 önemli tarih ortaya çıkar. Bu tarihler aynı zamanda mevsimlerin de başlangıcıdır. 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde ise gece ile gündüz eşitlenir. Güneş’ in öncü bir burç olan Terazi’ye girişi ( Terazi Ingress ) ile birlikte sonbahar mevsimi başlamış olur.

Astrolojide Güneş’ in Güney Yarı Küre’de Terazi burcuna geçiş anına ait Terazi Ingress haritası oluşturularak gelecekteki ve olduğumuz anı karşılaştırmamız ve yaşananları anlamamız açısından neleri işaret ettiğine bakılır.

Güneş’ in Terazi burcuna girmesi ile bir sonraki hareketine kadar, estetik, adalet, hukuk, eşitlik, huzur gibi konular ön planda olur. Bireysellikten toplumsallığa doğru bir geçiş söz konusudur. Emeklerimizin hepsini tek tek irdelerken gökyüzü yeryüzünde yeni devrimlerin olacağının habercisi olur.

2016 yılında yeterince baş döndürücü olay yaşadık. Gökyüzü, 23 Eylül 2016 sonbahar mevsiminin başlangıcı ile önümüzdeki 21 Mart 2017’ ye kadar kaderin hepimiz için farklı farklı planları olduğunu gösterirken gelin hep birlikte daha neleri konuşacağımıza göz atalım.

  • Dinler ve İklim

Dünya teknoloji sonsuzluğu ile tanışırken, siyasette artık kapalı kapılar ardından uzaklaşıp; göz önündeki politikacıların arka planda farklı bir hiyerarşi içine dâhil olduklarını görmemizi sağladı.  Bununla mı sınırlı kaldı, hayır tabi ki. Dinler tarih boyunca verdiği sınavların en ağırını belki de bu süreçte vermeye başladı. Bu dönemde ahlaki çöküntünün, dünyanın gelecekte iklim değişikliklerinden sonra ikinci sorunu haline geleceğini de yavaş yavaş gösterdi. Astrolojide 7 yıllık döngülerin majörden minöre doğru etkileri olduğunu düşünürsek, iki mevsim geçişi aslında 2018 yılına kadar bize neler yaşanacağını da anlatıyor.

İklimsel sorunlardan ya da sert doğa olaylarından kaynaklı, daha önce benzeri yaşanan olaylar gündeme gelebilir. Özellikle 2017 Ocak ayında Dolunay, “kader” diyeceğimiz olayları önümüze koyarken, yine kader çizgilerinin de birer prangaya dönüştüğünü de fark etmemizi sağlayacaktır.

  • Medya

Film endüstrisinde, reklamcılık alanlarında, müzik sektöründe beşeri ilişkilerin zedelendiğini görebiliriz. Bu süreçte oluşan itibarların zarar göreceğini, sahtekârlıkların ve skandalların ardı ardına haber olacağına şahit olabiliriz. Hal böyleyken, kendimize sağlıklı bir yol haritası çizmek kolay olmayacak elbet.  İnsanoğlu kendini çözmek için mi yoksa çıkarlarını daha iyi görebilmek için mi adımlar atacak? Yoksa anlık üretilen, üstün körü kararların sonuçları, toplumsal olayları mı tetikleyecek hep birlikte izleyeceğiz. Ay, Güneş’i karşısına alırken odak noktamızı da ilişkilere çevirmeyi ihmal etmeyecek. Çiftler ya da markalar arasında şaşırtıcı ayrılıklar, beklenmedik boşanma haberleri hepimizi şaşırtabilir.

  • Ortadoğu!

Gökyüzü, ülkelerin son 4 yıldır tarihi aratmayacak bir sürecin başladığını gösteriyor. Jüpiter – Uranüs karşıtlığı dostu olmayan Ortadoğu ve komşu ülkeleri için önemli olaylar yaşanacağını işaret ediyor.  2012 de devrilen liderlerin hikâyelerinin bir benzerinin daha yaşanacağını anlatırken, Satürn – Plüton ilişkisi ülkemizde ise mültecilerle ilgili büyük düzenlemelere gidileceğini, serbest bölgede yaşayanlarla şehirlerde yaşayanlara belli kısıtlamalar geleceğini vurguluyor.

  • Fransa

1958 kuruluşlu Fransa’ nın Plüton’ da etkili olacak Güneş tutulması yeni terör olaylarının tetiklenebileceğini işaret ederken, gidecekleri yasal düzenlemelerde mültecileri ve Avrupa Birliği’ ni karşısına alabileceğini de işaret ediyor.

Gökyüzünün dört bir tarafına yerleşen değişken nitelikli burçlar tarafından yönetilirken gerçekleşecek halkalı tam Güneş Tutulması, bugüne kadar derinden gelen büyük akla edilen hizmeti sorgulatmaya başlayacak. Kendimizi bir kum tanesi gibi hissetmemize neden olan duygularla baş etmeye çalışırken tehlikenin her an her yerden çıkabileceğini düşünmemiz her zamankinden kolay olacak.  Bugüne kadar metropol şehirlere göç eden sistemin bile yönünün değiştiğini bize gösterecek.

  • NATO VE AB

Gökyüzü, 1949 kuruluşlu NATO ve 1992 kuruluşlu Avrupa Birliği’ nin kuruluşundan bu yana en dikkat çeken kararları bu dönemden itibaren alacaklarını işaret ediyor. Öyle ki arka planda büyük müzakerelerin verildiği süreçlerden geçilmesi söz konusu dahi olabilir. Unutmadan bir ayrıntıyı daha burada belirmekte fayda var. Avrupa Birliği gelişimi aslında 1951 Paris Antlaşması’ na dayanır, bu da demektir ki 1949 -  1956 arasında kurulmuş ülkelerin, firmaların veya o yıllar arasında doğmuş herkesin tutulmadan payına düşeni alacağını gösteriyor. 2012 yılında seçime gitmiş, kalıpları değişmeyen İran’ ın da içinde olduğu 2016 yılının Eylül ve Aralık ayları çok önemli olacak. Belki basına hemen yansımayacak fakat o tarihlerde stratejik kararlar alındığını daha sonra duyabiliriz. Dünyanın son yıllarda sadece sisteme hizmet etmek adına insan hayatının bir önemi olmadığını net bir şekilde gördük. Mülteci meselelerinde dünyaya yansıyan birbirinden ağır görüntüler ve kararlar bu sefer bir felaketle birlikte Avrupa’da ve ABD’ de yürüyüşlere ve gösterilere sebep olabilir.

  • ABD

Seçimlerden önce yaşanacak kaoslar ve ırkçılık olayları had safhaya tırmanırken,  ABD büyük eyaletlerinde din ve tarikat olayları ile gündeme gelecek.  Özellikle 2016 Aralık ayında Güneş – Satürn kavuşumu ABD derin devletinin gerçek sorunlarının seçim olmadığını bir kez daha anlamalarına sebep olacak. Aynı zamanda kiliselerin nelere alet edildiğini, tarikat nedenli olayları içinde barındırdığını dünya basınından okurken, Satürn ABD’nin natal haritasında ırkçı provokasyonların bir anda eş zamanlı olarak eyaletler arası ayaklanmaya dönüşebileceğini işaret ediyor.

ABD’ nin kafası karışacak ve bu da onların gündelik hayatlarında büyük karmaşadan geçtiklerini gösterecek. Hatta Satürn – Yay transiti geçmişten gelen yorumların yine gündeme oturabileceğini vurguluyor. Geçmişte ne mi konuşuldu, şöyle bir hatırlayalım isterseniz.

Cumhuriyetçiler, ABD Başkanı’nı yeterince Amerikalı bulmuyor hatta Müslüman ülkelere ve azınlıklara olan ilgisini en ağır dille eleştiriyor, öyle ya da böyle Obama’nın barışçıl tavrını “düşmanını yeterince önemsememek” gibi algılıyorlardı. Şimdi ise ABD’ yi  ‘ bak sen bizim Obama’ ya ’ derken bulabiliriz.   Dünya, ABD ayaklanmaları ve güvenlik konularını büyüteçle izlerken, bize de onlardaki ‘’emanetleri’’ almanın yolu açılabilir.  Sizin anlayacağınız evrene loğusalığı tattırmayı hedefleyen değişken gezegenlerin heybetli duruşu bir de üstüne tutulması sağ gösterip sol vurmayacağını aslında bunların daha önce konuşulduğunu hatırlatacak.  

  • Türkiye

2007 yılında Başak burcunda Güneş Tutulması Türkiye’nin yine Ay düğümleri üzerinde gerçekleşirken, aslında büyük olayların da geleceğini anlatmıştı.  21.yy planlarını hayata geçirmek için önce dinler arası sentezleri ortaya sürmeye başladı. Şubat ayında Güneş Tutulması gerçekleşirken çemberde hangi olaylardan beslendiğini bir kez daha göreceğiz. Yalnızca ülkemizde geçerliliği olmayan üst aklın dinler üzerinden yürüttüğü siyasi konjonktürün sadece ülkemizde yapılanmadığını, dünyanın diğer ülkelerinde de benzer örgütlenmelerin var olduğunu öğreneceğiz.  Aynı zamanda ülkemizde din üzerinden farklı yapılanmalarında bağlantıları olduğunu öğrenebileceğimizi de işaret ediyor. Her şeyin bir sırası olduğunu düşünen kaderciler bile ezber bozan günlerin aslında sadece bizim topraklarımızda yaşanmadığını görecek, sorunun dünya ile ilgili olduğunu fark edecekler.

Ocak ayındaki Merkür gerilemesi Yay burcunda Satürn ile ilişki kurarken Türkiye’ nin sadece siyasi gündemi ile dünyada konuşulmayacağını, bu dönemde çok eski uygarlıklara ait kazı çalışmalarından tesadüfi bilgilere ulaşılabileceğini de işaret ediyor. Öyle ya da böyle 2017 yılının ilk aylarından itibaren Türkiye dünyada konuşulacak.

İnsanoğlunun ne kadar ileri bir teknolojiye sahip olduğunu açıklamaya başladığı bir yıldan geçerken, görecekleriniz, duyacaklarınız zihninizi zorlayacak türden olabilir.   Dört köşede oturan ve tüm dünyanın gizli planlarını bir bir dökmek için pusuda bekleyen gökyüzü konumlarını almışken 26 Şubat 2017 yılına kadar karanlıkta kalan tüm planların ortaya döküleceğini de işaret ediyor.  Türkiye’ nin kuruluş tarihi ile tutulma tarihini eşleştirdiğimde ise Türkiye bugüne kadar edindiği deneyimleri bir şekilde hayata geçirme fırsatı elde edecek. Bu da demektir ki Türkiye’ nin Ay Düğümleri üzerinde etkili olacak Ay Tutulması 26 Ağustos – 30 Ekim tarihleri arasında uluslararası siyasi anlaşmalarda kendinden emin bir tutum sergilerken, uzun zamandır durağan giden dış politikamız bu süreçte hız kanacaktır. Ağustos ayında gerçekleşen tutulmanın etkisiyle 2017 Mart ayına kadar Dünya basını Türk liderleri birçok açıdan kaleme alabilir. Ülkemizin liderlerini (natal haritalarında) ayrı ayrı etkileyecek olan tutulmalar aslında baktığınızda ilk etapta zorlanacaklar gibi gözükse de bir şekilde yine aleyhlerine dönebileceğini işaret ediyor.  Ay Düğümleri kader kapıları ise hükümetin ve OHAL kapsamında alınacak kararların irdelenerek tekrar gözden geçirilip ele alınabileceğini anlatıyor. Ayrıca ülkemizde yaşayan yabancıların koşullarından tutun da bedelli askerliğe kadar birçok yasanın ve kararında bu süreçte oluşturulacağına şahit olabiliriz.

Öyle ki itibarlı olarak takdir ettiğimiz ülkelerden tutun da üst düzey insanların zaafları ile tanışacağız 2017 Aslan burcunda gerçekleşecek tutulmada. Ay’ ın Balık burcunun yöneticisi ile yakınlığı abartılı hikâyeler, akıl almaz senaryolar duyacağımızı vurgularken,  ihanet kelimesinin aslında ne kadar yaralayıcı olduğunu toplumsal olarak değerlendireceğiz. Yalnızlaşan ülke siyasetlerinden tutun da dünyada iklim ve mülteci sorununun akıl almaz boyutlara geldiğini yine bir karede anlamaya çalışırken,  Kuzey Ay Düğümü’ nün, Ay Tutulması’ nda aktif rol alacak olması birilerinin mağdur, birilerinin ise kurtarıcı rolüne sürüklendiğini işaret ediyor. Ay Tutulması, bireylerin toplumsal duruşlarının, insanların kafa dağıtmak için sığındığı eğlence anlayışının tamamen değiştiğini görmemizi sağlayacak. 2017 yılının ilk günlerinde eğlence sektöründeki uçluklar artarken, Merkür Retro’suyla milyonlarca para harcamış olan TV sektörlerini gerçeklerle yüzleştirmeyi planlıyor. Unutmayın gökyüzünün en şaşalı tutulması 2017 yılında Aslan burcunda yaşanacak. Bu duruma ülkemizin haritasından baktığımızda eğlenceye dair her türlü konuyu ele alırken, bireysel tüketicilerimize kadar birçok konuda etkili olacak ve bize kendi gerçeklerimizi en yalın şekilde değerlendirmemiz gerektiğini öğretecek.

Türkiye’de gündemin hiç durulmadığı bölgelerinde, şiddet alt yapılı olaylar Ekim ayının ortalarından itibaren kendini göstermeye başlayabilir. Şiddetli doğa olayları özellikle sel, tsunami gibi haberler yankı yaratabilir. Devlet memurları, silahlı kuvvetler, kamu çalışanları, polis, fabrikalar, ticari birlikler, işçi sendikaları, Türkiye’de kadınlara ilişkin sorunlar, su boruları veya gaz endüstrisi gibi yer altı kaynakları da gündem maddeleri arasında yer alabilir.

Gök kubbe, Papa’nın siyasi ve diplomatik başlıklarla ön plana çıkacak Türkiye ziyaretinin çok konuşulacağını işaret ediyor.

Yeni ayın dengeyi temsil eden öncü hava burcunda gerçekleşmesi ve Uranüs ile karşıtlık yapması aynı zamanda mücadeleyi temsil eden Mars ve içimizdeki şeytanı yöneten Plüton ile ilişkisi; uzun yıllardır gizli saklı yaşanan birçok ilişkiyi de ortaya çıkaracağa benziyor.  Arka kapılar ardında yaşanan ilişkilerin ilk çıkacağı yer; dünyada ve Türkiye’de diplomatlar ve bürokratlar dünyasında olurken, 2011 yılından bu yana birbirini fark edip etkileşime geçmemiş sanat dünyasının parlayan yıldızları bir anda gazetelere konu olabilir. Kaldı ki çevrenizde veya iş yerinizde birilerinden bir dönem şüphe ettiyseniz ‘bak yanılmamışım’ dedirtecek Terazi takımyıldızında ruh bulacak Yeniay.

Peki daha neler olacak;

  • Ayrıca Türkiye Bankalar Birliği ile ilgili düzenlemeler ve devlet güvence yapısında yapılan düzenlemelerle ile ilgili çalışmalarda bu dönemde sıkça konuşulacak konuların başında gelebilir.
  • Yeniay, şans ve bolluğu yöneten Jüpiter ile dans ederken adeta hepimize feyz aldıracak. ‘Geçmişte neler söylüyordu, şimdi neler söylüyor’ diyeceğimiz çok insan olacak. Öyle ki Avrupa Birliği’ nin bile adeta artık dünyanın yeni düzenine ayak uydurmasının imkânsız olduğunun sinyallerini de bu süreçte gözlemleyeceğiz.  
  • Madalyonun iki yüzü vardır!  Ülkemizin endüstri alanında, hem Avrupa Birliği’ nde hem de dünya trendinde kendine güzel bir yer edinirken, 14 Ekim tarihlerinde hem ihraç hem de ithalat yapısında yeni düzenlemeler gündeme gelebilir. Uluslararası ticaretin tanımı olan Endüstri İçi Ticareti, son yıllarda Uranüs’ün gücü ile önem kazanırken ilk çıkışı da bu Yeniay’ la yapabilir. Avrupa Birliği ‘87 yılından bu yana bu sefer bize yeşil ışık yakacak galiba!
  • Finansal sistemde yaşanan ağır sarsıntıların her geçen gün ülkelerin birbirine daha çok bağımlı kıldığı gerçeğini bu Yeniay’la bir kez daha görürken, bir takım olaylara da şahitlik edeceğiz.  Ekonomik düzen yaratmakta zorlanan ülke politikaları yeni düzenlemelere giderken, birçok karşıt fikri de gözlemleyeceğiz. Bu da yürüyüşleri, boykotları ve cezai şartların yeniden düzenleneceği fikrini ön plana çıkaran bir ayda olduğumuzu söylüyor. Yani toplumsal olaylar bu sefer başka pencereden hayatımıza akacak.  Ayrıca Avrupa ve Rusya’daki yatırımcıların aldıkları riskler yüzünden yönlerini bizlere çevirebileceklerini de işaret ediyor.  Bu süreçte finansal sistemi etkileyen temel, dünyada hızlı bir biçimde gelişirken; kurumsal yatırımcılar için bir hayli hayati önem taşıyan süreç bu Yeniay ile birlikte resmen başlıyor. Ayrıca Türkiye Bankalar Birliği ile ilgili düzenlemeler ve devlet güvence yapısında yapılan düzenlemelerle ilgili çalışmalarda bu dönemde sıkça konuşulacak konuların başında gelebilir.

Hayatımızdaki bazı gerçekleri görmek için fırsatlarımız olacak mutlaka. Bunu yeniden doğuş olarak yorumlayabilirsiniz. Ancak öncesinden gelen sancılarımız da devam edecek. Sektörlerin, markaların, ülkelerin ve yönetimlerin alt yapısı sarsılmakta olan bozuk düzenle yüzleşmelere mecbur kalabilir.  Hiç olmadık alanlarda büyümeler gerçekleşirken teknolojinin dev unsurları arasında gizli pazarlıklar yeniden medya üzerinden ifşa olabilir. Küçülmeler ve ülkeler arasındaki para endeksi alışılagelmiş yöntemlerin dışına çıkılarak değerlendirmeye alınabilir. Tutulmalar bir sürecin gelinen noktasını işaret ederken aslında, dünyanın kendi içinde kurduğu stratejiyi ve yapıları da ters köşeye oturtmaya devam edecektir.

Astrolog Zeynep Turan

Yazının her hakkı saklıdır.

23.09.2016

Sayfa görüntülenme : 50932
78%
6%
5%
3%
3%
2%


YORUM YAP

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış ilk yorumu sen yap!

Zeynep Turan

Hakkında
Zeynep Turan

Astroloji bir yol haritasıdır.
Hayatınızla ilgili keskin bir viraj aldığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Peki, o zaman size bir soru; İçinde bulunduğunuz dönemin hayatınızdaki en zor dönem olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?
Astroloji bunları yıl yıl cevaplıyor! Zeynep Turan; doğum haritanızda yani horoscope haritanızda, size özel olayları anlatırken, olayları nasıl yöneteceğinize dair danışmanlık da veriyor...
Siz doğum bilgilerinizi veriyorsunuz, Zeynep Turan doğum anınızdaki gezegen konumlarından hayatınızda neyin öne çıktığını anlatıyor. 

Zeynep Turan'a Sor

Ayrıntılı Yorum

Videolar
KALBİNE GÜVEN AŞK HALA VAR
KALBİNE GÜVEN AŞK HALA VAR

BÜYÜK HESAPLAŞMA BAŞLIYOR
BÜYÜK HESAPLAŞMA BAŞLIYOR

En Çok Okunanlar
BEN MARS!
BEN MARS!