İLİŞKİNİZ NEDEN Mİ YOLUNDA GİTMİYOR?

NELER OLUYOR BİZE?

Vazgeçmek mi her şeye rağmen devam etmek mi? Bugünlerde kafalarda en çok yükselen bu iki soru, aslında gökyüzünde 5 retronun düşüncelerimize yansıması ve bir de yetmiyormuş gibi değişken burçlarda gerçekleşen büyük kare açı... Sadece düşüncelerimize mi? Bugünlerde nasıl da "Sevince insanın gözü hiçbir kusuru görmüyor" sözü sanki hiç söylenmemiş gibi karşı tarafın ufacık hataları geçmişte yapmış olsa bile devleşiyor, farkında mısınız? Sinirlerimiz tepimizde, sabrımız sıfır. Herkese vazgeçmek daha cazip geliyor. Bir de ilişkisini alışkanlığa dönüştürmüş olanlar var ki onlar da şimdiden karşı tarafı değiştirmek için kolları sıvamış bile. Bir dakika, aşk nereye kayboldu bilen var mı? 5 retro arkasına alıp sakladı mı acaba aşkı, ne dersiniz?

Anlayacağınız hal böyle. Bendeniz twitburc bu zorlu döngüde ilişki terapistiniz olarak diyorum ki;  madem adeta mayın tarlası gibiyiz, “neresinden tutsak sinirlerim kaldırmıyor”diyorsanız; size hemen bu dönem için pratik bu başucu bilgileri vereceğim. Aşağıda vereceğim tarifler, aslında hepimizin bildiği ama göz ardı ettiklerinin derlemesi. Yani içine bir tutam sevgi, bir tutam anlayış bir tutam da empati katacağınız tarifler...

ÖNCE KENDİNİZİ TANIYIN!

İyi ya da kötü, önce kendinizle yüzleşmeniz gerekiyor. Çünkü bizi bugünlerde en çok ne istediğimizi bilememek bitiriyor. Eğer siz sorunlar karşısında nasıl bir yaklaşım sergilediğinize karar verip, tarafınızı seçerseniz; hayatınızdaki ilişkileri ve beraberinde gelen sorunları yönetip, yönlendirmeniz daha kolay olur.

Siz hangisisiniz? Bu hayatta sorun havuzunda yüzmeyi seçenlerden misiniz, yoksa çözüm havuzuna atlayıp hayatın tadını çıkaranlardan mı? Her soruna aynı önyargılarla mı yaklaşıyorsunuz yoksa bir avukat titizliği ile her olayı kendi içinde mi değerlendiriyorsunuz?

 ‘Başı ve sonu olmayan piyano tuşlarını düşünün her biri bir çözüm içeriyor. Her bir tuş içerdiği çözümün titreşimini veriyor. Bu tuşlarında kendi sesleri var. Notalardan örnek verirsek ‘do, si, la ,re’ sesleri olsun bu tuşlar: Peki hayatta karşımıza çıkan sorunların sesleri de bu kadar mı? Elbette hayır: oldukça çeşitli sesler sorun olarak karşımıza çıkıyor: Bizler ise alışkanlıklarımız, yaşadığımız tecrübelerin yarattığı etkiler, sorunları gözde çok büyütmek gibi nedenlerden dolayı her sorunu aynı bakış açısı ile çözmeye çalışıyoruz. Bu nedenle sorunları çözemiyoruz.’

ÖNCE KARŞI TARAFA DEĞİL KARŞILAŞTIĞINIZ MESELE İLE ARANIZA MESAFE KOYUN, OBJEKTİF YAKLAŞIN!

Eğer bunu yapmayı başarabilirseniz, sorunu çözmenin yarısına gelmişsiniz demektir. Bakış açınızı değiştirin, kendi tüm kalıplarınızdan sıyrılın. Bir bakmışsınız aslında sorunun kaynağı sizin değişmeyen bakış açınız dahi olabilir. Sorunun kaynağını keşfetmenin en önemi yollarından biri de ona nasıl baktığınızdır...

AŞKIN MANTIĞI VAR MI Kİ HEMEN RASYONEL ÇIKARIMLAR YAPMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ?

YAPMAYIN...

Bırakın; zihniniz, ruhunuz, duygularınız bu süreçte işbirliği yapsın. Bazen mantıklı düşünceleriniz, kalbinizin isteklerini hiç yansıtmaz hele ki ruhunuza hiç hitap etmez. Kendinizi doğru bir şekilde yansıtabilmek için size ait tüm parçaları yansıtan düşüncelerin sizi yönlendirmesine izin verin. Siz bu ilişkide kendiniz olarak varsınız. O halde bir sorun ile karşılaştığınız da yine kendinizi yansıtıyor olmalısınız...

Kendinizi bir bütün olarak görmeniz sadece sorunlar karşısındaki tutumunuz adına önemli bir adım. Fakat aynı zamanda bu bütünün kendi içindeki uyumunun yaşam ve içindeki her şey ile uyumunu da getireceğini fark etmeliyiz.

SÜREKLİ AYNI MESELELERLE KARŞILAŞIYORSANIZ, SİZCE DE YANLIŞ GİDEN BİR ŞEYLER YOK MU?

‘Etrafınızda yıllardır aynı sorunları anlatan kişiler vardır: Onların yaşamlarına biraz uzaktan bakalım. Yıllarca aynı sorunların içinde hapsolup kalmanın  değişimin hükmündeki hayatlarımızda yeri olmalı mı? Mutlaka birden fazla çözümü vardır. Hep aynı şekilde sorunları çözme eğilimlerinden dolayı sorunlar büyüyerek anlatıla duruyor. Oysa sorunları tanımlayıp çözümlerini düşünceni düşüncenin alışkanlığının dışına çıkartmak daha iyi sonuç verir.

HER SORUNUN BİR SEBEBİ VE BİR ÇÖZÜMÜ VARDIR!

Eşi ile uzun zamandır aynı sorunun içinde olan bir başka kişiyi düşünelim. Kadın ya da erkek olmasının önemi yok. Aynı sonuçsuz konuşmalar, aynı beklentiler ve aynı karşılanmamalar, aynı negatif duygularla geçen zamansız zamanları olsun bu çiftin.Zamanın geçmesini beklemek her zaman iyi bir yöntem değildir. Belli kibu zamana kadar iki tarafında sürekli olarak yaptıkları onları bu noktaya getirmiş ve daha kötü bir sona götürmeye de devam ediyor. İstikrar bazen ne kadar tehlikeli olabiliyor, görüyorsunuz. Ya da ona inat da diyebiliriz. O halde çözüm seçeneklerini artırmak iyi bir fikir olabilir. Zaman kaybetmek istemiyorsak tabii…

Bir diğer kişinin iş yerinde hiç anlaşamadığı müdürü ile ilişkisine bakalım.  Sabit yöntemleri takip etmesi, iş dışında da o kişiyi üzüntü ve öfkeyle taşıması, dilinde sürekli onunla ilgili negatif düşünceleri ifade etmesi, müdürü ile ilişkisi; iş yerinde vaktini nasıl geçirdiği üzerinde belirleyici olmuş. Bunun farkında mı? Elbette hayır. O sadece sorun havuzunda yüzmekte. Çözümlere sırtını dönmüş ve sorunun içinde vakit geçiyor. Örnekleri çoğaltabiliriz ama durum böyleyken sonuçları çoğaltamayız. Ulaşılan yol çözümsüzlükte birleşir. Yaşamın ifadesi olan ‘değişmenin zamanı geldi’ mesajlarını alalım.

ŞİMDİ PARÇALAR ELİNİZDE!

YAPMANIZ GEREKEN SON BİR ŞEY KALDI...

Eğer hala aynı meselelerden bahsediyorsanız, çözüm yöntemlerinizin uygun olmadığını kabul edin.

Ardından değişimi karşıdan beklemeyi, ‘ama o şöyle şöyle yaparsa her şey yoluna girecek’ cümleleri zihninizden, cümlelerinizden uzaklaştırın. Kimse siz istediğiniz için değişmeyecek.  Bunca zaman olmadı, hala beklemek kendinize haksızlık değil mi?

Sorun bakış açınızı değiştirmesin. Eğer bir şey sizin için sorunsa, içinde mutlaka değer verdiğiniz biri vardır. Her zamanki ruh halinizle masaya yatırın, irdeleyin.Sorunu tanımlamak için yolunuzu seçin ve onu gerçekten tanımlayın. Kişilerden bağımsız olarak sadece sorunun özelliklerini tanımlayın. ‘O şöyle şöyle yaptığı için ben üzülüyorum/kızıyorum/öfkeleniyorum…’ yerine ‘ilişki ve durum bu halde iken ben sinirli/ mutsuz oluyorum, o da küskün/umursamaz oluyor’ deyin mesela. Sadece ilişkiyi tanımlayın. Yaşamın bir kuralıdır bu. 5 duyu organımızla ya da bazen düşünerek, hayal ederek karşılaştığımız her varlığa bir anlam yükler, bir yaklaşım benimseriz. Bu nedenle kişilerden, durum ve olaylardan bağımsız onlarla aramızda kurduğumuz ilişkiyi doğru tanımlamak önemli. Herkes kendi bilgisinin doğru olduğunu zanneder. Ve bunu etrafındakilere de kabul ettirmek ister. Bazen ilişkiyi hasara uğratan bu durum olabilir.

DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİŞTİREBİLİYORSANIZ, SİZ DE DEĞİŞİYORSUNUZ DEMEKTİR!

İlişkiyi ve sorunu doğru tanımladıktan ve bildiğiniz yöntemleri bir kenara bıraktıktan sonra siz artık dünkü siz olmayacaksınız. Değişim başladı. Zihninizin kısıtlı ezberini bozmaya başladınız. Şimdi bütünlük dediğimizin aslında bizi tam anlamıyla nasıl da yansıttığını görmeye hazır mısınız? Duygu, düşünce, bilinçaltı ve ruh işbirliği ile rasyonel kararların hükmünden çıkarak bütünlüğün sizi yansıtmasına izin verin. Bunun en kolay yöntemi bilmediğimiz, aklımızın dışında olan o çözümleri yaşama davet edip sakince karşılamak...

KARANLIĞA DEĞİL AYDINLIĞA DOĞRU YÜRÜMEK SİZİN ELİNİZDE!

Hayat düşündüğümüzden daha kısa ve ona verdiğimiz anlamlardan daha kıymetli. Varlığımıza alan tanıyan bir bütün yaşam… Bu hayatı nasıl geçirmek istediğinizden emin olun ve onu bütünlüğünüzle bu doğrultu da hem hayatınızı hem ilişkilerinizi şekillendirin. Ve hiçbir zaman bunu yapmak için geç değildir, bunu unutmayın. Şu an bile yaşamınızın ve ilişkilerinizin rotasını, ritmini değiştirebilirsiniz… Değişim için zamanı ertelemek, ilk adımı başkasından beklemek sadece zaman kaybı. Düşünceleriniz değiştikçe siz, siz değiştikçe her şey değişir... Mevcut durum sizi mutsuz ediyorsa artık ona müsaade etmeyinve değişimin büyük kırmızı düğmesine basıp ilerleyin. Yolunuz açık...

Astrolog Zeynep Turan

Yazının Her Hakkı Saklıdır

23.04.2016

Sayfa görüntülenme : 46650
75%
8%
6%
4%
3%
2%

Anket

YORUM YAP

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış ilk yorumu sen yap!

Tüm Sayılar


Zeynep Turan

Hakkında
Zeynep Turan

Astroloji bir yol haritasıdır.
Hayatınızla ilgili keskin bir viraj aldığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Peki, o zaman size bir soru; İçinde bulunduğunuz dönemin hayatınızdaki en zor dönem olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?
Astroloji bunları yıl yıl cevaplıyor! Zeynep Turan; doğum haritanızda yani horoscope haritanızda, size özel olayları anlatırken, olayları nasıl yöneteceğinize dair danışmanlık da veriyor...
Siz doğum bilgilerinizi veriyorsunuz, Zeynep Turan doğum anınızdaki gezegen konumlarından hayatınızda neyin öne çıktığını anlatıyor. 

Zeynep Turan'a Sor

Ayrıntılı Yorum

Videolar
KALBİNE GÜVEN AŞK HALA VAR
KALBİNE GÜVEN AŞK HALA VAR

BÜYÜK HESAPLAŞMA BAŞLIYOR
BÜYÜK HESAPLAŞMA BAŞLIYOR

En Çok Okunanlar
BEN MARS!
BEN MARS!