1 EYLÜL BAŞAK BURCUNDA GERÇEKLEŞECEK GÜNEŞ TUTULMASI

ÖYLE BİR EYLÜL Kİ, SONBAHAR KLİŞELERİNİ YIKIP GEÇECEK!

1 Eylül’de Başak burcunda gerçekleşecek halkalı Güneş tutulması İstanbul saati ile 11.03 de başlayacak.

2016 hızını hiç kesmiyor. Kavramları değiştiren, emin olduğumuz her konuda bizi ikilemde bırakmaktan bir an bile vazgeçmeyen, belirsizliği ile bulunduğu her türlü alanı yıpratan, inançlarımıza kadar anestezi uygulayan 2016, Eylül ayıyla birlikte tarihte ve hafızalarda yer edinmeye hazırlanıyor.

2016, Dünyadan ne istiyor?

Ne mi istiyor? Büyük planı yürürlüğe koyduğunun fark edilmesini! Hepimiz aslında hayatın, büyük sistemin bir parçasını oluşturduğunu zaten gösterdi. 2016 yılının Eylül ayındaysa, bu iddiasında haklı olmayı her türlü olayı sahneleyerek gösterecek. Adeta despotça, “Gördünüz mü?” diyerek tepemizde bitecek. Hatırlarsanız; soyut ile somutun savaşı yazımda inandığımız tüm değerleri irdeleyeceğimizi,  bildiğimiz doğruları yeniden gözden geçireceğimizi kaleme almıştım.

Ne yaşadık, ne yaşıyoruz, ne yaşayacağız? Bu soruların cevapları birbirinden bağımsız düşünülemez!

Burada ne demek istediğimi biraz daha açacak olursam; inandığımız gündelik gerçeklerden ve hayatımızdan, siyasi görüşümüzden tutun da gündelik seçimlerimize kadar bir köşeye sıkışmış gibi hissediyor olacağımızdan ve nereye doğru gideceğimizi göremeyeceğimizden bahsedeceğim. Bu döngüde gökyüzü hepimizin değiştiğini büyük şoklarla ve somut olaylarla bir çırpıda anlatacaktı! Sonrasında inanmak ve inanmamak meselesine indirgemek de aslında bu transitin işiydi. İlk başta birilerinin işine yarıyormuş gibi görünen bu karışıklık, onlara da farklı dersler verecekti.  Nasıl mı? 22 Haziran’dan itibaren Satürn/ Neptün mücadelesi en iyi planlanmış kurguların bile bozulacağını bize göstermeye başlamıştı. İyilerin sınavında bu sefer kötülerde payına düşeni kolayca alacaktı. Dünya dışındaki gezegenlerin enerjisi elbette tesadüflerden beslenmiyordu. Olan biten ne varsa bir anda olmuş gibi gözükse de aslında her zaman olduğu gibi son yaşadıklarımız bir anlık olaylar değildi.  Ekranlarda “gök kubbede taç değiştirme merasimi” diye adlandırdığımda, aylardan Hazirandı! Peki, sonra neler olacaktı?

Dost yüzünden, düşman gözünden belli olur.

Temmuz’ da Mars Akrep transiti Türkiye’nin Güneş burcunu zorlarken, Ay en sert ve kirli haliyle Türkiye’nin 7. evi ile iletişim kuracak ve ayın 14’ü gecesinden itibaren hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Büyük yüzleşmelerden geçen Türkiye’yi dünyadaki tüm siyasi liderlerin gözünü dikip seyrederken, biz o sırada milletçe ülkenin yükseleni ile karşıtlık yapan kirli Dolunay’ ın kim dost kim düşman göstereceğine şahit olunacaktı. Gördük! Temmuzda gökyüzü tozu dumana katmışken, ortalık durulduğunda aslında kötülerin planını da bozguna uğrattığını fark ettirdi! Peki, geride bıraktığımız yıllarda gezegenler içinde bulunduğumuz yüzyıla yönelik dünyaya mesajlar vermemiş miydi?

Evet, vermişti. 2007 yılında Güneş Başak burcunda tutulurken aslında yine bize büyük mesajlar vermişti. 2007 yılında Türkiye’de Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesi başta olmak üzere birtakım anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulacağı gece Kuzey Irak' tan gelen 150 kişilik terörist grup, Dağlıca Komando Taburu’ na saldırıda bulunmuştu. Biz bu süreci yaşarken gök kubbede, Güneş Başak - Balık aksında tutuluyordu. 1941 yılında ise Başak - Balık aksında Güneş tutulması gerçekleşirken dünyaya gelmiş Fethullah Gülen, 25 Mayıs 2007 tarihinde Pennsylvania Doğu Bölgesi Mahkemesi’ne başvurarak, aralarında İç Güvenlik Bakanı ve FBI Başkanı olmak üzere bazı yöneticileri, “yasal süreci işletmedikleri” iddiasıyla şikâyette bulunmuştu! 

Yani? Gökyüzü o günlerde de aslında herkesin ne yöne gitmek istediğini bir şekilde anlatıyormuş. Her ne kadar içinde bulunduğumuz günlerde daha iyi yorumlasak da o günlerde anlamayacağımız konulardı bunlar. Aslında bu iki tarihin birbiri ile tıpkı bugün olduğu gibi ileride daha çok bağlantısı olduğunu göreceğiz… Astrolojinin alt yapısı matematiğe dayanır. O zaman geçmişle bugünün arasındaki izleri iyi takip edersek, herkesin yönünü nereye döndüğünü daha iyi yorumlayabiliriz. 

Söyleyin yıldızlar; dünyanın yönü nereye doğru gidiyor?

Sistemin artık teknoloji ile yürütüldüğü, insanı insan yapan ana temellerin zarar gördüğü, yeni dünya düzeninin insanı duygusuzlaşmaya ittiği, adeta mutasyona uğrayan ruhlar olma yolunda büyük adımlar attıldığı, acının ve ölümün sıradanlaştığı bir yüzyıldan geçiyoruz. Ne yaşarsak yaşayalım; ruhumuzun sürekli hareket haline bir de bu hız eklenince sanki kendimiz için doğru kararlar veremediğimizi düşünmemize sebep oluyor, bizi devamlı şüphe içerisinde yaşamaya itiyor. Gökyüzü işte tam bu noktada toparlayan, adanmayı seven, merhametli, adil ve bakir, sabırlı, kimine göre hizmeti ve psişik taraflarımızı temsil eden bir burç olarak Zodyak’ta yerini alan Başak burcunda tutuluyor.  Bu da insanoğlunun, eylemlerin niteliğinin yanı sıra ruhun farklı isteklerini de görmesinin önünü açıyor. Belki de bilginin bu kadar değişken olduğu bu yüzyılda bilginin çabuk ulaşılabilir olmasının sıkıntılarını yaşıyoruz.

Bir süredir kendimizi bulmak için çıktığımız uzun yolculukların belki de boşuna olduğunu bize düşündürten bir tutulma zincirinin çemberinden geçmeye çalışıyoruz. Başlangıç tarihi 2012 olan bu zincir; ülkeleri, kanunları, sistemleri revizyondan geçiriyor, dünyanın çehresini farklı bir yöne doğru çeviriyor. Teknolojide ve bilimde çığır açılmasına, büyük buluşlara ön ayak oluyor. Şöyle düşünün; dünyan kendi içinde bir ruh barındırıyor ve bu büyük bir ruh içerisinde birbirinden milyarlarca farklı ruh entegre olmaya çalışırken, yavaşça çehresini değiştiren dünya ile karşı karşıya kalıyoruz. İşte büyük resimdeki sorun da burada! Dünya farklı bir yöne doğru akarken, büyük sistemleri yöneten insanların aniden frene basması hepimizin hayatında zincirleme bir belirsizlik yaratıyor. Eylül ise herkesin kendi iç dünyasındaki huzur kelimesini tekrar tanımlamaya çalıştığı, kendi tanılarımızı kendimiz koyacağımız bir ay olmaya hazırlanıyor. Tabi Eylül ayı bu büyük resimdeki puzzle-ın bir parçası…

Başak - Balık aksındaki tutulmaların sonuna geldik. Peki, bu 4 yıl bize neleri gösterdi?

Dünya teknoloji sonsuzluğu ile tanıştı. Siyaset artık kapalı kapılar ardından da uzaklaşırken; göz önündeki politikacıların arka planda farklı bir hiyerarşi içine dâhil olduklarını görmemizi sağladı.  Dinlerin bu süreçte büyük sınavlar verdiğini, ahlaki çöküntünün dünyanın gelecekte iklim değişikliklerinden sonra ikinci sorunu haline geleceğini de yavaş yavaş gösterdi. Astrolojide 7 yıllık döngülerin majörden minöre doğru etkileri olduğunu düşünürsek, gökyüzü asıl 2018 yılından sonra yaşadığımız gezegenin çehresini tam olarak anlayacağımızı işaret ediyor. Peki, o güne kadar yaşadığımız gezegene huzur yok mu?

Değişmekten ya da öğrenmekten korkarsanız, huzur yok! diyor bize gök kubbe!

Gökyüzünün dört bir tarafına yerleşen, değişken nitelikli burçlar tarafından yönetilirken gerçekleşecek halkalı tam Güneş tutulması, bugüne kadar çok derinden gelen büyük akla hizmet ettiğimizi bize sorgulatmaya başlayacak. Kendimizi de bu dünyada bir kum tanesi gibi hissetmemizi sağlayan duygularla baş etmeye çalışırken tehlikenin her an her yerden çıkabileceğini düşünmemiz her zamankinden kolay olacak.  Metropol şehirlere bu güne kadar göç eden sistemin bile yönünün değiştiğini bize gösterecek. Avrupa birliğine girme çabamızda yön değiştirecek.  

Ah Neptün sen nelere kadirsin!

Dört yıldır kaygı veren, emin olamadığımız her türlü bakış açısı adeta kendini yok ederken belki içimizi burkuyor ve bizi çok korkutuyor olabilir. Ama dünya, dinlerin üzerinden oluşturduğu “B” planını dört taraftan yürürlüğe koyarken aslında sistemin insana dair her türlü duyguyu ve değeri kullanabileceğini de gösteriyor.  Sitemin yürümesi için her türlü gaddarlığı da dur durak bilmeden uyguladığını gösteriyor.

Kafamızı kaldırdığımızda aslında hepimizin göreceği bir gerçek var. O da şu; sınırların bir önemi yok çünkü aynı resmin bir parçasıyız…

2016’yı karşılarken, ‘Dünya öksürüyor, hazır mısınız?’  dediğimde bu kadar büyük bir yıl olacağını kimsenin tahmin etmediğini düşünüyorum. Öngörülerin anlamını yitirdiği, hızı ile aksiyon filmlerini aratmayan,  başımızı döndüren, inandığımız tüm değerleri bir gecede yerle yeksan eden 2016’nın hızı kesildi mi? Hayır. Ama ruhsal yüzleşme yaşarken, hepimiz ruh eşimizi arayacağız. Zamanın akışını yakalamakta güçlük çekerken, kabul etmek kolaylaşacak.

Emeklerimizin hepsini tek tek irdelediğimiz, gözden geçirirken de artık eskisinden daha kolay arkamızı döndüğümüz gün 1 Eylül sabahı itibari ile başlıyor. 2016 yılında yaşadığımız baş döndürücü olayları, hep birlikte çok farklı bir gözle değerlendireceğiz.  Semada güneş tutulurken gerçekleşecek Yeniay kaderin her zaman bir planı olduğunu gösterecek.  Tabi bu da dünyanın son 4 yıldır baki dostlukları olmayan Ortadoğu için etkili olacak. 

Artık dünya siyasette strateji değiştirdiği günlerden geçerken, “Bugün kime ne olacak psikolojisi” ile üst üste inanılmaz olaylara vakıf olacağız. Bu yüzyıl aslında neyin habercisi olacağını hep birlikte göreceğiz.  Eğer yüreklerimiz dayanırsa,  ezberleri bozan ilişkiler söz konusu olacak.  Bu da bu yüz yılın görevini belirleyecek…

Köprü yüzyıl geliyorum, demişti…

2007 yılında Başak burcunda Güneş Tutulması Türkiye’nin yine Ay düğümleri üzerinde gerçekleşirken, aslında büyük olayların da geleceğini anlatmıştı.  21.yy. planlarını hayata geçirmek için önce dinler arası sentezleri ortaya sürmeye başladı. Yine 1 Eylül’de Güneş Tutulması gerçekleşirken çemberde hangi olaylardan beslendiğini anlatıyordu. Yalnızca ülkemizde geçerliliği olmayan üst aklın dinler üzerinden yürüttüğü siyasi konjonktürün sadece ülkemizde yapılanmadığını, dünyanın diğer ülkelerinde de benzer örgütlenmelerin var olduğunu öğreneceğiz.  Her şeyin bir sırası olduğunu düşünen kaderciler bile ezber bozan günlerin aslında sadece bizim topraklarımızda yaşanmadığını görecek.

Kiliselerin nelere alet edildiğini, tarikatların nedenli olayları içinde barındırdığını dünya basınından okurken, Satürn ABD’nin natal haritasında ırkçı provokasyonların bir anda eş zamanlı eyaletler arası ayaklanmaya dönüşebileceğini işaret ediyor.

Feleğin çemberinden hepimiz mi geçiyoruz?

Güneş Tutulması esnasında değişken burçlarda hareket eden Satürn ve Neptün başrolde görev alırken, doğru bildiğimiz ve değişmesi imkânsız gibi görünen birçok kavramı yeniden şekillendiriyor. Güneş Başak burcunda tutulurken Neptün Güneş’ in tam karşında meydan okuyacak ve yine tavrına inanmakta güçlük çekebileceğimiz, sonradan durumu kavrayabileceğimiz güvenlik ve teknolojik olayları gündemimize taşıyacak.  Bu uyumsuz ikili aile temasına da vurgu yapmadan, tutulmanın etkisinden çıkamayacağımızı anlatıyor. Sert öğretmen Satürn’ün Yay burcuna ilk geçiş yaptığı günlerde (2015 Aralık) ön plana çıkan konular yine gündemde! Yani bir dejavu hali gibi düşünebilirsiniz. Din,  devlet, kanunlar, hukuk, kişisel haklarımız gibi konuları konuşurken; göz önünde sevilen insanların, bazı olaylar neticesinde ruhen veya fiziksel olarak yaşamdan kopmalarına hepimizin yakından tanık olacağımızı vurguluyor.

Dününü yok sayanların başı çok ağrıyacak!

Ay düğümlerinin aktif rol alacağı Güneş tutulmasında, kariyer konusunda bazı kişilere deyim yerindeyse hendek atlatacak. ‘Son 4 yıldır çok yoruldum’ diyenler el kaldırsın! Çünkü açılımlar direk bu kişilerin hayatlarında büyük kırılmaları getirecek. Bazılarının da adeta elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi mızmızlandığına da şahit olacağız.  Kazançlı çıkanlar kim mi olacak? Kaderin yıllarca kendilerine gülmesini bekleyenler... Kapılar onlar için açılıyor. Her sektörde “el öpmekle, ağız aşınmaz” diye işini götürmek için bin bir türlü yolu kestirme zannedenler ise büyük sınavlara tabi tutulabilir. Çünkü Eylül ayı emek verenin mücadelesine zemin hazırlıyor ve hak, adalet temalarında düzenlemelere gidiyor.

Baştan sona değişim… Adı düzen!

Bir kaç dakika sürecek bu mucizenin, hepimizi adandığımız yollardan döndürecek güce sahip olduğunu da unutmayın.

Tutulma, bireysel etkileri bir yana tüm kamu ve özel sektörü de etkilerken, bu sektörlerin yeni metotlarla tanışacaklarını işaret ediyor. Öte yandan tutulmaya eşlik eden ve etkisini devam ettiren Yay burcundaki Mars - Satürn kavuşumu, dünyanın İslam dinini daha çok konuşacağını işaret ederken, Eylül ayında Müslüman ülkeler arasında en çok dikkat çeken ve yenilenen ülke olarak adımız sıkça uluslararası basında yer alabileceğine atıfta bulunuyor.

Yine bu döngüyü değerlendirecek olursak hayal gücü ve yaratıcılığı konu alan sektörlerinde etkileneceğinden söz edilebilir. Film endüstrisinde, reklamcılık alanlarında, müzik sektöründe beşeri ilişkilerin zedelendiğini görebiliriz. Bu süreçte oluşan itibarların zarar göreceğini, sahtekârlıkların ve skandalların ardı ardına haber olacağını izleyebiliriz. Hal böyleyken, kendimize sağlıklı bir yol haritası çizmek kolay olmayacak elbet.  İnsanoğlu kendini çözmek için mi yoksa çıkarlarını daha iyi görebilmek için mi adımlar atacak? Yoksa anlık üretilen, üstün körü kararların sonuçları, toplumsal olayları mı tetikleyecek hep birlikte izleyeceğiz. 

Hepimiz için en iyisini isteyen ilahi sistemi sorgularken, gözünüze inen perdeleri kaldırın!

Hiç kimseyle aranıza aracı koymadan yaşadığınız bu evreyi değerlendirirken inandığınız değerlerle karşı karşıya gelmemeye dikkat edin.  Değişime ayak uydururken kendi dünyanıza göre evirildiğini unutmayın. Başkalarının söylemleri ile yol almak, bu süreçte bize kendi eksenimizde dönmekten başka bir şey kazandırmayacağı gibi başladığımız yere dönmeyeceğimizin garantisi de yok. Unutmayın; zamanı geri döndürmek imkânsızdır. Gerisinin bir şekilde yeri dolduruluyor. 2016 yılının güz döneminde henüz ilk günden Güneş kendi hikâyesine yeni bir bakış açısı eklerken, Yeniay kendi karanlığımızı görmemizi sağlıyor.

Özetle; yaşarken hiç bitmeyecekmiş gibi gözükecek Eylül ayı hepimize iddialı adımlar attıracak. Çünkü 16 Eylül’de Ay üç kez tutulacak olması hepimizi farklı yollara sokarken, büyük mucizelere de tanıklık etmemizi sağlayacak. Şifalarımızın yönünü gösterirken, görmek istemediğimiz asli yaralarımızla da bizi tanıştıracak.

Neleri konuşacağız;

- Eğitim sistemindeki gelişmeleri, yeni yasaları, öğretmen atamalarını ve yaşanabilecek usulsüzlükleri.

- Siyasetçilerin birbirilerinin sırlarını ifşa etmelerini ve 2007- 2009 yılları aralığında alınan bazı kararları.

- 09. Eylül. 1992 kuruluşlu Güneş burcu Başak olan CHP’ nin parti içindeki tavrını ve milletvekilleri ile olan fikir ayrılıklarını çok net göreceğiz.

- Avrupa da milli günlerini kutlayan ülkeleri hedef alan IŞİD’ i… Özellikle 11 Eylül saldırılarının 15’inci yılına günler kala benzer bir olay yaşanabilir ya da spekülasyonları gündeme gelebilir.

- Birleşmiş Milletler Genel Kurulu  71. olağan toplantısı gerçekleşirken Türkiye ile ilgili açıklamaları…

- Rusya’nın iç politikası dünya basını tarafından ele alınabilir.

- 1958 kuruluşlu Fransa’ nın Pluton’ da etkili olacak Güneş tutulması yeni terör olaylarının tetiklenebileceğini işaret ederken, gidecekleri yasal düzenlemelerde mültecileri ve Avrupa Birliği’ ni karşısına alabileceğini işaret ediyor.

Konuşulacak ülkeler;

Afrika

Çin

Somali

Rusya

Tayvan

Öne Çıkacak İsimler;

Ahmet Davutoğlu

Beşşar Esad

Beren Saat

Beyazıt Öztürk

Fatih Akın

Fatih Terim

Murat Boz

Nejat İşler

Recep Tayyip Erdoğan

Uğur Dündar

Astrolog Zeynep Turan

09.08.2016

Yazının her hakkı saklıdır.

 

 

 

Sayfa görüntülenme : 105691
66%
9%
6%
5%
5%
5%


YORUM YAP

Yorumlar

Nezehat Tuncer - 11-08-2016 09:29:48
Emeginize saglik
Aynur solak - 11-08-2016 09:49:21
Emeğinize yüreginize kaleminize sağlık. Her sabah ilk işim twitburç da günlük burç yorumumu okuyup öyle işlerime başlarım .sizede kolay gelsin iyi günler.uzun yıllardır takipcininizim çok yararınızı gördüm Allah sizden razı olsun.
Selmin inan - 15-08-2016 09:16:53

Özlem Kaya - 16-08-2016 14:26:58
Merhaba Zeynep Hanım, Nasıl olacak bilmiyorum ama burcum aslan yükselenim ise terazi Ay burcum ise yay. nasıl ve ne zaman huzura kavuşacağım. Aslan burcu fazla güzel şeyler sunarken terazi dibe vuruyor. Ağırlıklı olarak hangisini yaşayacağım. Sevgi ile kalın (07.08.1984 saat:10:00 )
sinem gökçe - 24-08-2016 11:07:42
Emeğinize sağlık
Verda karademir - 25-08-2016 09:07:47
Yazılarınızı yorumlarınızı takip ediyorum ellerinize sağlık umarım gelecek günler ülkemiz için hayırlı olur
Serap aksaray - 27-08-2016 09:30:43
Terazi burcuyum yükselenim akrep bu tutulma ile ilgili bilgilendirirseniz çok sevinirim
Gül - 27-08-2016 09:31:04
Emeğe saygı gerek.yıllardır çile çeken ama mğcadeleden bir adım geri gşimeyen bir balık olarak gök kubbe inşallah mükafatı büyük verir teşekkürler sevgiyle kalın
serap korkmaz - 31-08-2016 13:02:06
Kaleminize yureginize saglik. Muthis. Ve tabii zor bir ay. Allah yardimcimiz olsun.

Tüm Sayılar


Zeynep Turan

Hakkında
Zeynep Turan

Astroloji bir yol haritasıdır.
Hayatınızla ilgili keskin bir viraj aldığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Peki, o zaman size bir soru; İçinde bulunduğunuz dönemin hayatınızdaki en zor dönem olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?
Astroloji bunları yıl yıl cevaplıyor! Zeynep Turan; doğum haritanızda yani horoscope haritanızda, size özel olayları anlatırken, olayları nasıl yöneteceğinize dair danışmanlık da veriyor...
Siz doğum bilgilerinizi veriyorsunuz, Zeynep Turan doğum anınızdaki gezegen konumlarından hayatınızda neyin öne çıktığını anlatıyor. 

Zeynep Turan'a Sor

Ayrıntılı Yorum

Videolar
KALBİNE GÜVEN AŞK HALA VAR
KALBİNE GÜVEN AŞK HALA VAR

BÜYÜK HESAPLAŞMA BAŞLIYOR
BÜYÜK HESAPLAŞMA BAŞLIYOR

En Çok Okunanlar
BEN MARS!
BEN MARS!